13 Yaşına Gelmeden Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler
Filmler, farklı karakterlerin belirli noktalarda bir araya geldiği görsel ve işitsel sanat eserleridir. Hikâye anlatımlarını müzikle zenginleştiren sinema filmleri, her yaştan izleyici üzerinde derin bir etki bırakma potansiyeline sahiptir.
Sinema, izleyicilere sadece bir hikâye sunmakla kalmaz; aynı zamanda müzikal unsurlarla bu hikâyeyi daha da güçlendirir. Bu sayede, filmler her yaştan insanı etkileyebilir ve duygusal bir bağ kurabilir.
Erken çocukluk ve ergenlik dönemleri, çocukların karakter gelişimi açısından son derece kritik bir süreçtir. Bu dönemlerde yaşanan deneyimler ve edinilen bilgiler, çocukların ilerleyen yıllardaki kişiliklerini şekillendirir. Ebeveynlerin, bu önemli dönemlerde çocuklarının gelişimini desteklemek için çeşitli yöntemler uygulamaları önerilmektedir. Bu yöntemlerden biri de film izlemektir; zira filmler, hem yetişkinler hem de çocuklar üzerinde derin bir etki bırakabilir. Mizansen unsurlarla zenginleştirilmiş hikâye anlatımı içeren filmler, çocukların düşünce ve duygularını büyük ölçüde etkileyebilir. Bu nedenle, çocukluk ve ergenlik döneminde izlenen filmlerin seçimi son derece önemlidir. Yanlış film tercihleri, çocukların karakter gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. İşte çocukların izlemeye uygun, etkileyici ve sürükleyici 8 film önerisi.
20 bin yıl önce, buz devrinin eşiğindeyiz. Tüm dünya, ölümcül soğuklarla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Bu zorlu koşullardan kaçmak ve hayatta kalabilmek için birçok hayvan güneye doğru göç etmeyi tercih eder. Ancak, türünün son örneği olan mamut Manfred, göç etmeyi reddeder ve kuzeye doğru yol alır. Aşırı soğukların kendisini etkilemeyeceğine inanan Manfred, kararlılıkla ilerlemeye devam eder.
Sid, tembellik yaparak günlerini geçiren bir karakterdir. Bir gün, bir ağacın dalında uyuyakalır. Uyandığında, etrafında kimsenin olmadığını ve tüm hayvanların göç ettiğini fark eder. Ailesini bulmak için yola koyulan Sid, gergedanların saldırısına uğrar. Gergedanlardan kaçmak için ters bir yöne doğru koşarken, Manfred ile karşılaşır. Manfred, Sid’e yardım ederek onu gergedanların pençesinden kurtarır.
Wonka, büyük ve eğlenceli bir çikolata fabrikasıdır. Ancak, yasal sorunlar nedeniyle ziyaretçilere kapalı olan bu fabrika, faaliyetlerine gizli bir şekilde devam etmektedir. Fabrikanın sahibi Wonka, 5 kişiyi fabrikasında gezdirmek için bir plan yapar. Bu amaçla, 5 çikolataya altın biletler yerleştirdiğini ve bu biletleri bulan kişileri fabrikada ağırlayacağını duyurur. Bu açıklamanın ardından Wonka çikolatalarının satışları büyük bir ivme kazanır. Şu ana kadar 4 bilet bulunmuştur.
Charlie Bucket’in babası, bu çikolata fabrikasında çalışmaktadır. Charlie, fabrikayı gezme arzusuyla yanıp tutuşsa da ailesinin Wonka çikolatalarını satın alacak kadar parası yoktur. 5. biletin Rusya’da bulunduğuna dair söylentiler yayılmaya devam ederken, Charlie, yerde bulduğu parayla bir Wonka çikolatası satın alır. Bu çikolata, Charlie’nin fabrikayı gezme hayalini gerçekleştirmesi için bir fırsat sunar ve o, fabrikanın varisi olma yolunda önemli bir adım atmış olur.
Nemo, babasıyla birlikte denizlerde yaşayan bir balıktır. Doğduğunda annesini kaybeden Nemo, hayatını babasıyla birlikte sürdürmüştür. Artık ilkokul çağına gelmiş olan Nemo, babasının sürekli ilgisinden sıkılmaya başlamıştır ve okyanusu keşfetme arzusuyla dolup taşmaktadır. Ancak Nemo’nun bir yüzgeci küçük olduğu için babası Marlin, onun yüzeye çıkmasını ve okyanusta serbestçe yüzmesini yasaklamıştır. Nemo, kendine güvenerek yüzeye yaklaşır ve orada bir cisme dokunabileceğini iddia eder, fakat bu cesareti onu bir insan tarafından yakalanmasına sebep olur. Oğlunu kaybeden Marlin, hemen Nemo’yu bulmak için telaşla yola koyulur. Bu sırada Nemo, çoktan bir dişçi ofisine götürülmüştür. Marlin’in bu zorlu yolculuğunda ona çeşitli okyanus canlıları yardımcı olacaktır. Marlin’in en büyük destekçisi ise hafıza kaybı yaşayan mavi cerrah balığı Dory’dir.
Luca, genç bir deniz canlısıdır. Ailesi, insanların onu avlayarak yemek isteyebileceğinden korkarak, onun karaya çıkmasını ve yüzeye yaklaşmasını yasaklamıştır. Bir gün, su kenarında duran Alberto Scarfano ile karşılaşır. Alberto, babasının yakında olmadığını söyler ve Luca’ya deniz yaratıklarının karada kuruduklarında normal bir insana dönüştüklerini, suya girdiklerinde ise eski hallerine döndüklerini anlatır. Bu şekilde Luca’yı sudan çıkmaya ikna eder. Luca, sudan çıktıktan sonra Alberto’nun sığınağına onunla birlikte gider. Ancak Luca’nın ailesi, onun bu cesur eylemlerini öğrenir ve onu derin denizlere göndermeyi planlar. Bu durumu duyan Luca, kaçmaya karar verir. Luca’nın en büyük hayali, bir Vespa edinmek ve dünyayı keşfetmektir. Bu macerada ona en yakın arkadaşı Alberto Scarfano destek olacaktır. İkili, 1959 yılındaki İtalya’da Vespa bulmak için çaba sarf etmektedir.
Kumandra adında fantastik ve gerçeküstü bir diyar, insanların ve ejderhaların uyum içinde yaşadığı bir yerdir. Ancak, bu güçlü varlıklarla bir arada barış içinde yaşamayı başaran Kumandra halkı için işler kısa sürede kötüleşir. Drun adındaki tehlikeli ve kötü niyetli yaratıklar, bölge halkını tehdit etmeye başlar. Bu yaratıklar, insanları taşa dönüştürme yeteneğine sahiptir. Drun’ları durdurmak ise ejderhalara düşer. Ejderhalar, büyük fedakarlıklar göstererek Drun’ları uzaklaştırmayı başarır ve Kumandra yeniden güvenli bir yer haline gelir.
Bu olayın üzerinden 500 yıl geçtikten sonra, Drun’lar bir kez daha ortaya çıkar. İnsanlar tekrar taşa dönüşmeye başlar, ancak bu sefer ejderhalar ortada yoktur. Diş şehrinin liderinin kızı olan Raya, Kumandra’yı eski güzel ve güvenli günlerine döndürmek için son ejderhayı bulmak üzere yola çıkar.
Dorothy Gale, halası ve amcasıyla birlikte oldukça güzel bir çiftlikte yaşamaktadır. Hayvanlarla arası oldukça iyi olan Dorothy, en yakın dostu olan Toto adında bir köpeğe sahiptir. Dorothy ve Toto, her zaman birlikte vakit geçirirler. Ancak bir gün, her şey ters gitmeye başlar. Komşulardan biri, Toto’yu ele geçirmeye karar verir. Toto’yu kaybetme korkusuyla sarsılan Dorothy, evden kaçmaya karar verir. Kaçış sırasında, Dorothy ve Toto, aniden bir kasırgaya yakalanır ve bu kasırga onları sihirli Oz diyarına sürükler.
Oz, olağanüstü varlıkların ve büyülerin bulunduğu bir dünyadır. Dorothy ve Toto, kendilerini Doğunun Kötü Cadısı’nın evinde bulurlar. Bu sırada, Dorothy cesur bir adım atarak Doğunun Kötü Cadısı’nı öldürür. Ancak bu olay, Batının Kötü Cadısı’nın Dorothy’nin peşine düşmesine neden olur. Dorothy, bu tehlikeden kurtulabilmek için Oz Büyücüsü’ne ulaşmak zorundadır.
Vahşi Afrika'nın derinliklerinde, doğanın efendisi olan bir aslan yaşar. Bu aslanın Simba adında bir yavrusu vardır. Simba, babasının vefat etmesi durumunda doğanın yeni hükümdarı olma yolundadır. Henüz küçük bir yavru olan Simba, babasının kaybı üzerine tahta geçer. Ancak Simba'nın kral olması, amcasının hiç hoşuna gitmez. Amcası, Simba'yı tahttan indirmek için çeşitli suikast planları yapar. Sonunda Simba, bu tehditlerden kaçarak ormandan uzaklaşır. Yeni dostlar edinerek kendi başına bir yaşam kuran Simba, farklı felsefelerle tanışacaktır. Bu yolculuk sırasında, babasının yönetim tarzını sorgulamaya başlar. Kaçışından bir süre sonra, Simba doğduğu ormana geri dönerek babasının tacını yeniden kazanmak ister. Ancak bu dönüş, Simba'nın düşündüğü kadar basit olmayacaktır.
Elsa ve Anna, muhteşem bir krallıkta yaşayan iki kız kardeştir. Elsa'nın olağanüstü güçleri vardır. Bir gün, Elsa ve Anna oyun oynarken durum kontrolden çıkar. Elsa, güçlerini kontrol edemeyerek Anna'ya büyü yapar ve bu da Anna'nın yaralanmasına neden olur. Bu korkunç olay, herkesin Elsa'nın tehlikeli güçlerini öğrenmesine yol açar. Elsa, krallığı sonsuz bir buz büyüsüyle lanetleyerek oradan kaçar. Bu büyü yüzünden krallık, ölümcül bir kışın pençesine düşmüştür.
Yıllar sonra, Anna, Elsa'yı bulmaya ve onun yaptığı buz büyüsünü bozmak için harekete geçer. Aksi takdirde, krallığın yok olma tehlikesi vardır. Anna, kız kardeşini bulmak için yola koyulur. Bu zorlu yolculukta ona dağ insanı Kristoff, sadık ren geyiği Sven ve eğlenceli bir kardan adam olan Olaf eşlik edecektir.