Narnia Günlükleri serisi hem büyüklerin içinde olduğu hem de küçüklerin içinde olduğu bir kitleye hitap eden bir yapım olarak oldukça ilgi görmüştür ve çok fazla da seveni vardır.
Narnia Günlükleri filmi ilk kez 2005 yılında izleyici ile buluşmuştur. Seri 3 filmlik bir seri olarak karşımıza çıkıyor. Serinin ilk filmi olan Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminde Pevensie kardeşlerle tanışıyoruz. Kardeşlerin adı sırasıyla Peter, Susan, Edmund ve Lucy’dir. Lucy ailenin en küçüğü iken Peter kardeşlerin en büyüğüdür.
İşte bu kardeşler normal bir hayat yaşadıklarını düşünürlerken bir gün kendilerini hayal edemeyecekleri bir maceranın içinde bulurlar. Kardeşler, en küçük Pevensie olan Lucy sayesinde kendilerini Narnia’da bulurlar. Narnia onların asıl yaşadıkları dünyadan oldukça farklı ve büyülü bir dünyadır. Ama tabii ki burada iyi kişiler olduğu gibi kötü kişiler de vardır.
Serinin ilk filmi çok sevilip Oscar ödülü de aldıktan sonra ikinci filmi olan Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan filmi ile geri dönmüştür. Bu filmle birlikte Pevensie kardeşler yıllardır gitmedikleri Narnia’ya tekrar geri dönerler. Ama ne yazık ki Narnia eski Narnia gibi değildir. Ve son film olan Narnia Günlükleri: Şafak Yıldızı'nın Yolculuğu’nda ise Pevensie kardeşlere kuzenleri Eustace’da eşlik edecek ve yeni maceralara atılacaklar.
İkinci Dünya Savaşı zamanıdır. Pevensie ailesi ise Londra’da yaşamaktadır. Ailenin 4 çocuğu vardır; Peter, Susan, Edmund ve Lucy savaş sırasında Almanya, Londra’ya hava saldırılarında bulunur. Bu çocuklar için oldukça tehlikeli bir durumdur. Bu yüzden kardeşlerin annesi onları bir akrabalarının yanına gönderir. Çocuklar annelerinden ayrılmayı pek istemeseler de buna mecbur kalırlar. Kardeşler artık başka bir hayata başlayacaklardır. Bir gün yaşadıkları bu evde canları çok sıkılır ve oyun oynamaya karar verirler. Saklambaç oynarlarken Lucy bir dolaba saklanır. Ama bu dolabın onu bambaşka bir dünyaya götüreceğinden haberi yoktur.
Pevensie kardeşler Narnia’dan geleli bir süre geçmiştir ve kendi dünyalarındaki yaşama tekrar alışmışlardır. Ama hiç kimse tekrar Narnia’ya dönüp dönmeyeceklerini bilmiyordur. Bir gün okula gittikleri sırada tren istasyonundayken tuhaf bir şeyler fark ederler. Bu büyünün kokusudur. Kardeşler bir anda kendilerini bir adada bulurlar. Ama burası Narnia’ya pek de benzemiyordur. Lakin bir süre etrafta dolaştıktan sonra Narnia’a geldiklerini fark ederler. Lakin hiçbir dostları etrafta yoktur. Kardeşlerin kendi dünyalarında geçirdikleri süre ile Narnia’da geçen süre ile kesinlikle aynı değildir. Peki bu süre içerisinde bütün Narnia’lılar nereye gitmiş olabilirler?
Lucy ve Edmund ne yazık ki Peter ve Susan’dan ayrı olarak kuzenlerinde kalıyorlardır. Lakin kuzenleri Eustace hiç de sevimli birisi değildir ve Lucy ve Edmund’a hayatlarını zorlaştırmak için elinden geleni yapıyordur. Çocuklar bir anda Narnia’nın onları çağırdığını anlarlar lakin şöyle bir sorun vardır. Eustace’da onlarla birlikte Narnia’ya gelir. Çocuklar Narnia’ya gittiklerinde eski dostları Prens Kaspiyan onları bekliyordur. Ekip bu sefer yedi kayıp Narnia Lordunun peşine düşerler. Tabii bu yolculuk o kadar da kolay ilerlemeyecektir. Kuzenleri Eustace da bu kadar derdin arasında çocukların başına sorun açmaya devam eder.